Vergilerimiz

Biz neden vergi ödüyoruz? Hiç düşündünüz mü? İnsanlar bu soruyu sormaktan vazgeçmeye başlayınca ödemekle yükümlü olduğumuz vergiler de arttı. Kanımca, vergi ödememizin sebeplerinden önce, bu vergileri nereye ödediğimiz sorusu sorulmalıdır. Bu kurum neden ve nasıl ortaya çıkmıştır? İnsanlar neden böyle bir kuruma ihtiyaç duymuşlardır?

Hepimizin bildiği gibi vergiler; devlet adı verilen kurumlara, kendisinin vatandaşları tarafından ödenir. Devletin ortaya çıkış nedenine bakıldığında insanların güvenliğini ve refahını sağlamak olduğu açıkça görülmektedir. Bu hizmetler, değişen zaman ve koşullar çerçevesinde güncellenir ve artar. Örneğin günümüzde devletler; vatandaşlarının sağlığı, ekonomisi ve eğitimini de taahhüt etmek durumundadır. Bunların da dışında elektrik, su ve ısınma hizmetleri de insani yaşam seviyesi için devlet tarafından sağlanması gereken imkânlardır. İnsanlar, vatandaşı oldukları devletlere, bu hizmetlerin devamlılığının sağlanması ve sunulması için belirli oranlarda vergiler öder.

Burada dikkat edilmesi gereken asıl nokta “oran” kelimesidir. Çünkü doğru vergilendirme sistemi eşit değil, adil olan sistemdir. Mesela aylık geliri 100 TL olan bir ailenin de aylık geliri 1000 TL olan bir ailenin de aylık 50 TL vergi vermesi eşitlikçi bir durumdur. Fakat oransal olarak bakıldığında geliri 100 TL olan aile, bütün gelirinin yarısını vergiye harcarken; diğer aile, gelirinin yalnızca yirmide birini vergi için harcar. Bu durumun ortadan kaldırılması için vergi sistemlerinin, daha çok dolaysız (doğrudan) vergilere yönelmesi gerekmektedir.

Dolaylı vergilerin ne olduğunu açıklayalım: Yediğiniz bir bisküvide veya içtiğiniz gazozda, aldığınız bebek bezinde ya da kitapta bulunan KDV, ÖTV, vb. vergilerdir. Peki bu vergiler neden adaletsizliğe sebep olur? Aslında durum çok basit ve anlaşılır. Bir insanın ekonomik durumu nasıl olursa olsun, bir bisküviye ve suya ödediği miktar aynıdır. Yani zengin de dar gelirli insanlar da bir bisküvi için değeri neyse, o fiyatı öder ve malı alır. Bu fiyatın 1 TL olduğunu varsayalım. Bu 1 TL’lik fiyatın da 10 kuruşluk kısmı KDV olsun. Her iki ailenin de aylık olarak beşer bisküvi tükettiğini düşünelim. Bu durumda her iki aile de ay sonunda 50'şer kuruşluk bir vergiyi devlete ödemiş olacaktır. Bu durumda zengin aile de dar gelirli aile de aynı miktarda vergi ödeyecektir. Ancak vergi sisteminin daha adil işlemesi, dolaysız vergilerin daha fazla kullanılmasıyla alakalıdır.

Dolaysız vergiler; gelir vergisi, stopaj gibi direkt olarak ve aracısız olarak devlete ödenen vergilerdir. KDV gibi dolaylı vergilerde, vergi önce malı satan kişiye ödenir. Bu kişi belirlenmiş tarihler arasında bu vergileri, devletin ilgili kurumlarına teslim eder. Örneğin bisküviden alınan 50 kuruşluk vergi, önce onu satan market sahibinde kalır. Daha sonra vergi, market sahibi tarafından devlete teslim edilir. Doğrudan vergilerin daha adil olmasının sebebi, miktar arttıkça oranının da o ölçüde artmasıdır. 200 bin liraya kadar geliri olan insanlar için %10, 200-500 bin arası geliri olanlar için %15 ve daha fazlası için %20 oranında bir vergi alınması gibi. Bu sayede insanlar eşit para değil, sahip oldukları miktara göre eşit oranlı vergi öder.

Peki bu doğrudan (dolaysız) vergiler ve dolaylı vergiler hangi oranlarda uygulanıyor? Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin sunduğu rapora göre; 2017 yılında OECD ortalaması %43 dolaylı vergilerden oluşurken, ülkemizde bu oran %63’tür. Şimdi de birkaç ülke ile karşılaştırma yapalım: Aynı yıl Danimarka’da vergi oranları %31 dolaylı ve %69 doğrudan; Almanya’da %45 dolaylı ve %55 doğrudan vergi olarak uygulanmıştır. Türkiye’yi yakından takip eden ülkelerden biri olan Şili’de ise %63 dolaylı ve %37 doğrudan vergi uygulanmaktadır.

Doğrudan vergilerin daha fazla kullanılmaması için geçerli sebepler vardır. Örneğin bu tür bir vergi sisteminin kullanılabilmesi için, devletin vergi vermekle yükümlü kurumları denetleyecek birimlerinin çok güçlü ve etkin olması gerekmektedir. Bu kurumların ibraz ettikleri gelir vb. miktarların gerçekçiliği, vergi kaçırma suçunun yaygınlaşmaması gibi faktörler ancak devletin denetleme kurumlarının güçlü olmasıyla mümkündür. İkinci sebep de dolaylı vergilerin arttırılmasının, dolaysız vergilere oranla çok daha az tepki toplamasıdır. Devlet, bir bisküviden alınan 10 kuruşluk vergiyi 15 kuruş yaptığı zaman, insanlar bunun farkına çok çabuk varmaz ve varsa da bu tepki direkt olarak devlete yönelmez. Zira tepkinin büyük bir kısmına maruz kalacak olan, ürünü satan satıcıdır.

Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi devlet tüm bu vergileri, vatandaşlarına rahat ve huzurlu bir yaşam sunmak adına toplar. Türkiye’de 2020 yılında toplanan vergi miktarı 983,1 Milyar TL’dir. Bu paranın, halkın refahı doğrultusunda ne kadar doğru kullanıldığı ise araştırılması gereken başka bir konudur.

Doğrudan vergilerin, dolaylı vergilerden daha zor toplanmasına karşın, gerekli sistemler ve altyapı oluşturulduktan sonra, bu zorluk basit bir çark sistemi misali dönecektir. Fakat böyle bir ortamın oluşması öncelikle bilinçli bir vatandaş, daha sonra ödediği vergilerin hesabını sormaktan çekinmeyen bir halk olmak ile mümkündür.

KAYNAKÇA:

EKİCİ, M. S. (2009). DergiPark. VERGİ GELİRLERİNİ ETKİLEYEN EKONOMİK VE SOSYAL: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/70148 adresinden alındı

Star. (2018, 01 18). Devlet neden vergi alır Devlete neden vergi öderiz?: https://www.star.com.tr/ekonomi/devlet-neden-vergi-alir-devlete-neden-vergi-oderiz-haber-1299214/ adresinden alındı

Uluslararası Şeffaflık Derneği. (2017). Türkiye'de Dolaylı ve Dolaysız Vergiler: http://www.seffaflik.org/wp-content/uploads/2017/02/Turkiyede-dolayli-ve-dolaysiz-vergi.pdf adresinden alındı

Yüksel, E. (2020, 03 31). Doğruluk Payı. Yıllara Göre Devletin Vergi Geliri: https://www.dogrulukpayi.com/bulten/2002-den-bu-yana-ak-parti-iktidarlarinda-elde-edilen-vergi-geliri-ne-kadar?gclid=Cj0KCQjwk4yGBhDQARIsACGfAetX9FPMN5HtL5cgw0acjavLAWREOsK2sF6XwY-gwPiNNFU1QMo2oegaAu1HEALw_wcB adresinden alındı

Bu İçeriği Puanlayın
+1
5.4k
+1
1.6k
+1
859
+1
586
+1
13

Hasan Yılmaz

“Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisiyim. İktisadi ve tarihi konuları araştırmak hobilerim arasında. Güncel sorunların sebeplerini araştırıp, insanlara olabildiğince anlaşılabilir bir şekilde anlatmaktan çok zevk alırım. Yeni şeyler keşfetmeyi seviyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir