İtibar Nedir?

itibar-yonetimi-birpr-1

İtibar, kimilerine göre bir birey ya da kurumun en kıymetli varlığıdır. Kimilerine göre kişi veya kurumların iç ve dış bağlantılarının, hatta üçüncü kişilerin birey veya kurum hakkındaki düşünceleridir. İtibar, kendi adımıza karar alma sorumluluğunu devredebildiğimiz kurum ve kişilerin bize verdiği güven ölçüsüdür. Örneğin; kullanmak için kişisel bilgilerimizi paylaşmamak koşuluyla vererek onay aldığımız bir mesajlaşma uygulaması, onay sonrasında bu bilgilerin sorumluluğunu devralmış ve güvenliğini taahhüt etmiş olmaktadır. Bu süreç sonrasında bilgilerin sızdırılması ya da satılması, sorumluluğu üstlenen kurumun itibar derecesini belirleyecek etken olacaktır. Örneğimizi daha somut bir hale getirmek adına güncel bir olaydan bahsetmek faydalı olacaktır: Facebook. Milyonlarca kullanıcısının verilerini satmakla yargılanan Facebook, büyük bir itibar kaybı yaşamıştır.

Şimdi matematiksel veriler kullanarak bir kurumun itibarının ne denli kıymetli ve maliyetli olduğunu daha somut bir şekilde görelim.

2017 yılında bir yandan resmi kurumlarda bu sorunlarla boğuşan Facebook, bir yandan da sosyal medya üzerinde boykot edilmesinden sonra 70 milyar dolar değer kaybetti. Bu uçuk miktarın, kafamızda daha net bir şekil alması adına bir karşılaştırma yapalım: Türkiye’nin aynı yıl içerisinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) miktarı 859 milyar dolardır. Gelişmekte olan bir ülke ekonomisinin neredeyse 1/12’si oranında bir miktarın, yalnızca bir kurumun kasasından çıktığını düşünelim. Türkiye’nin 2017 yılı sonunda oluşan brüt gelirlerinin on ikide biri oranında olduğundan bahsediyoruz. Bir adım daha ilerleyerek bu karşılaştırmayı daha akılda kalıcı bir şekilde açıklayalım.  Kabaca; Facebook’un karşı karşıya kaldığı değer kaybının, bütün bir ülkenin bir aylık toplam gelirlerine karşılık geldiğini söylemek mümkün. Şunun altını çizmekte de fayda var ki karşılaştırma yapmak için kullandığım organizasyonlardan biri devlet, diğeri ise yalnızca bir kurumdur. Bu şirketin; kayıp yaşadığı yıldan önce yalnızca 13 yıllık (2004) bir geçmişinin bulunması, bu muazzam gücü çok daha çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.

 

 

Günümüzde üye olduğumuz platformlar, topluluklar ya da kurumların, bizden topladığı verileri koruyabilmek adına ciddi seviyelerde maliyete sahip önlemler aldığı, bilinen bir gerçektir. Facebook, yaşadığı bu problem sonrasında verilerin korunması adına ciddi çalışmalarda bulunmuştur. Öyle ki, dönemin Facebook CFO’su David Wehner, yaptığı açıklamada; güvenlik vb. konularda şirketin harcamalarında %50 oranında artış öngörüyordu. Nitekim şirketin 2018 yılının ikinci çeyreğinde güvenlik için yaptığı harcama yarı yarıya artarak 7,4 milyar dolar civarını bulmuştur.

İtibarın önemi, özellikle de dünyanın her tarafında yatırımcıları bulunan ve hisseleri birçok piyasada işlem gören şirketler için göz ardı edilemeyecek bir konudur. Bu bağlamda bilgilerimizi devrettiğimiz kurumların itibarı bize verecekleri güvenin taahhüdüdür. İzinsiz bir şekilde üçüncü kişilerle verilerin paylaşılmasının nasıl bir maliyet riski taşıdığını da kısaca açıklamaya çalıştım.

Bütün bu olumsuzluklar karşısında Facebook’un ya da bu problemle karşı karşıya kalmış diğer kurumların, nasıl toparlandığı ve yollarına devam edebildiği ise merak uyandıran bir başka konudur. Resmin bütününe bakarak bu sorunun cevabını “İtibar Yönetimi” olarak cevaplamak kısmen doğru olacaktır. Peki, itibar yönetimi nedir? Nasıl uygulanır? Bu soruların cevabını da bir başka yazıda tartışacağız.

Bu İçeriği Puanlayın
+1
2
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Hasan Yılmaz

“Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisiyim. İktisadi ve tarihi konuları araştırmak hobilerim arasında. Güncel sorunların sebeplerini araştırıp, insanlara olabildiğince anlaşılabilir bir şekilde anlatmaktan çok zevk alırım. Yeni şeyler keşfetmeyi seviyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir