BÜYÜK DAHİ

Daha önce tarihi eserlere ve mimarilere ilgi duydunuz mu ya da araştırdığınız oldu mu bilemiyorum. Fakat bu yazıda konuşacağımız yalnızca eserde, zorlu bir göreve rağmen nasıl kendi koşul ve zamanlarında, yüzyıllar sonrasının teknikleriyle yapılamayacak kadar kaliteli bir iş ortaya koyuyor incelemeye çalışacağız. 

Tarih boyunca gelecekler inşa edilirken, mühendisler ve mimarlar her zaman başrolde olmuşlardır. Çünkü dönemin yöneticileri, mimari eserlerin gösterişinin, döneminin ihtişamı ile doğru orantılı olduğunu düşünmüşlerdir. Fakat yöneticiler ilginç isteklerde bulunurken, konumlar her zaman bu isteklere ve yapılara müsaade etmez. İşte matematik ve mühendis burada ortaya çıkar ve bıraktığı eser, onu yaptıran yöneticiden çok daha fazla tanınmasını sağlar. Türk tarihi de bu konuda şanslı ve doludur. Dünyanın en iyilerinden biri olan Mimar Sinan, döneminin çok daha ilerisinde kalitede eserler ortaya koymuş ve hem adını hem de eserlerini tarihin sayfalarına mühürlemiştir. 

Mimar Sinan’ın bana göre karşılaştığı en farklı isteklerden biri ve onun dehasını, matematik ve coğrafya bilimlerine hakimiyetini tasdikleyen eseri Kuşkonmaz(Şemsi Paşa) Camii’dir. Bu camii, Kanuni döneminde sarayın damatlarından ve Rumeli Beylerbeyi olan Şemsi Paşa’nın isteği üzerine yapılmıştır. Kanuni’nin vefatıyla tahta gelen II. Selim döneminde vezirliğe yükselen Şemsi Paşa’nın bu görevini uzun süre yürütmeye ömrü yetmemiştir. Yalnızca altı aylık vezirlik hayatı olmuştur. 

Şemsi paşa, adına bir camii yaptırmak istemişti ve bunun için dönemin en büyük üstatlarından Mimar Sinan’ı görevlendirmişti. Ancak Paşa’nın ilginç bir isteği vardı: kuşlar uçmasın. Kimi kaynaklara göre bu isteğin, Paşa’nın caminin sürekli temiz olmasını istediği ve kuşların üzerine pislemesini istemediği için olduğunu yazar. 

Mimar Sinan, bu istek üzerine caminin konumunu belirlemek adına çalışmalara başladı. Çalışmalar sonucunda, hem güney hem de kuzey cepheden gelen rüzgarın kesiştiği bir bölge buldu: Üsküdar. Böyle bir seçim yapmasının nedeni, hem bu kesişmeden hem de kıyıyı döven dalgalardan faydalanarak, oluşan titreşimlerin kuşları korkutup kaçırmasını sağlamaktır. Bununla da bitmez. Üstün bir geometri ile camini kubbesinde tepeye doğru birleşen oluklar hesaplanır ve yerleştirilir. Rüzgar kubbeye çarptığında bu oluklardan uğultular yükselir ve kuşlar kubbeye de konamaz.

Tarihin görebileceği en yaratıcı mimarlarından olan Sinan, bu eseri için “en son ama en ileri camimdir” demiştir. Doğaya, matematiğe, geometriye ve coğrafyaya hakimiyeti sayesinde öyle başarılı eserler ortaya koymuş ki, dönemin Padişahı II. Selim’i insanların yüzde yetmişi bilmez. Işığı ve yeteneği, günümüz programlarıyla bile yakalanamamıştır. Döneminin bir çok yetkilisi, Sinan’ın gölgesinde kalmıştır. 

Kaynakça:

Bulut, S. (2020, 02 24). Molatik. Kuşkonmaz Camii: İstanbul'un en ilginç yapısı: https://www.milliyet.com.tr/kuskonmaz-camii-istanbul-un-en-ilginc-yapisi-molatik-14325/ adresinden alındı

Gültekin, S. (2017, 09 11). Vatan. İlla da yaratıcılık!: http://www.gazetevatan.com/sadik-gultekin-1101263-yazar-yazisi-illa-da-yaraticilik-/ adresinden alındı

Bu İçeriği Puanlayın
+1
5.1k
+1
658
+1
985
+1
653
+1
321

Hasan Yılmaz

“Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisiyim. İktisadi ve tarihi konuları araştırmak hobilerim arasında. Güncel sorunların sebeplerini araştırıp, insanlara olabildiğince anlaşılabilir bir şekilde anlatmaktan çok zevk alırım. Yeni şeyler keşfetmeyi seviyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir